Merhaba degerli buyuklerim, sevgili kucuklerim. Yine, yari sosyal, yari teknik -hibrit- bir yazi ile karsinizdayim. Beni bu guzel bayram gecesinde bilgisayar basina oturtup yazmaya iten neden, katilmaktan keyif alacagim bir organizasyonun iptal olmus olmasidir. Bu uzuntu ve vesile ile; uzun suredir kafamda olan “yapay zeka” konu basligi ve bana dusundurdukleri hakkinda biseyler karalamaya calisacagim.

Online egitim platformlarinin şaha kalkmasi ile payina dusenden fazlasini alan yazilim egitmenligi konusu, yapay zeka egitmenligi alt bransinda da ondan eksik kalmis degil. Gun gecmiyor ki bir kac hafta internetten egitim almis cengaver genclerden biri, ben de yapay zeka egitmeniyim diye online bir egitim serisi yayinlamis olmasin. Bu gozler, iki makale okuduktan sonra ben de yazarim diyen yazarlar gordu. Aslinda -kendilerince- yazdiklarini da iddia ediyorlardi.

[ironi:] Bu iceriklerden bazilarinin mediumda claps manyagi oldugunu, udemyde yok sattigini gorunce; dedim benim neyim eksik! Ki ben “Ben Eskisehir ‘li degil miyim? Benim niye konusan teyze heykeliyle yanyana fotografim yok” diye fotograf cetirmis adamim. Hemen dolaptan cikolatami cikardim, yanina icecegimi doldurdum; koyuldum yapay zeka hakkinda icerik uretmeye. Degerli okuyumcum, bu sebeple begendiysen begen butonuna tikla, paylas ve takip et.

Aslinda tanisikligimiz cok eskilere dayanir. Yani birisi yapay zeka hakkinda yazacak ise bu en cok bana yakisir. Zira; 2008 senesinde bulanik mantiktan, yapay sinir aglarindan AA almis adamim. Ustelik bu notun, Eyyup hocamin Eskisehirli olmasi ile hic alakasi yok. Hatta bir keresinde de bir arkadasimin bu konudaki tezine yardim ettim. Ne yardimi? Dupeduz hepsini ben yaptim. Ne olacak? Yapilir. Kolay hacim ya…

Ama konunun onemini yeteri kadar kavrayamamis olacagim ki; sonrasinda uzun sure hic yolumuz kesismedi. Sonra aradan yillar gecti. Google gibi amazon gibi dunya devleri bu konuda uzun suredir calistiklarini hatta bazi sonuclara erdiklerini falan dillendirmeye basladilar. Ben ve ben cinsten 100k kadar andavalli hep bir agizdan “vay anasini” dedik. Koyulduk yapay zeka arastimaya. Evet! sanirim tam olarak boyle basladi.

Benim bu konuda kendimi asiri sansli hissetmem, bu isin onemli oldugunu dusunmeye basladigim zamanlarin, oglumun dogdugu zamanlara rastlamasidir. Bir taraftan yapay zeka teknolojisini ogrenirken diger taraftan da gercek bir organizmanin -ki bu organizma kendi basina yapay zekanin rol modelidir- dogal ogrenme sureclerini gozleyebiliyordum. Cogu zaman aradaki benzerlik ufkumu iki katina cikarmistir.

Burada hemen; asiri asiri bilgili bir yapay zeka arastirmacisi oldugum icin, araya bir tanim sokusturmam gerekir ise; -ben gerektigini dusunuyorum- Yapay zeka ozetle: orneklere bakarak bir durum hakkinda karar veren teknolojidir. Benzer olarak bir cocuk da ornekleri gore gore ogrenir. 30 ramazan boyunca ezan okundugu zaman yemege baslandigini goren bir cocuk, bayram aksami “Ezan okundu hadi yiyelim” diyecektir. Yada kimse emniyet kemerini takmazsa, emniyet kemeri tak yavrum demen onu icin cok birsey ifade etmeyecektir.

Cok sevgili Andrew NG ‘de zaman zaman bu benzerlikten bahseder. Hatta gecmiste, bunu daha ileri goturerek bir sinir hucresi ile bir yapay noron un benzer islevler gordgunu iddia edermis. Simdilerde bunun dogru olmadigi kanisina vardigini ve bunu cok dillendirmeycegini, gercek bir sinir huresinin cok kompleks islevleri olmasinin kuvvetme muhtemel oldugunu soyluyor.

Tamamen bos, islenmeye hazir bir insan yavrusu. Sensorleri tam olgunlasmis degil. Renkleri bile ayıramıyor. Icerisine sadece ölmesin diye emme gudusu konulmus ve aslinda tek basina hersey demek olan ogrenme yetisi. Tam bir deha ornegi! Eger karsilasmasi muhtemel sartlar hakkinda statik cozumler ile birlikte dogmus olsaydi, ongorulmemis kucuk bir durum insan neslinin sonu olabilirdi. Yada Afrika icin tasarlanmis bir bebek Anadolu ‘da kelebek kadar yasayamazdi. -30 dereceye de, +40 dereceye de ayni turun yavrusu doguyor. Sonra bunlar buyuyup, Erasmus ‘la Ispanya ‘ya gelip, ayni sinifa girebiliyorlar. Yada yine Ispanya da, ayni barda alkol komasina.

Emdigi sutten haberi olmayan bir bebek bu ogrenme sayesinde buyuyor da felsefi felsefi ornekler firlatiyor. Dur bakalim sampiyon! Ben 100 katmanli ag tasarladim, goruntu islemenin anasini belledim ama daha senin birbardagi tutmayi ogrenmendeki hassasiyete eremedim; once bi onu konusalim(?) Herneyse. Vel hasil bu ogrenme oyle menen biseydir iste. Insan bir bu sayede yasayabilmektedir; bir de yalan soyleyebildigi icin.

Yurumek icin binlerce sefer atak yapmasi, her seferinde kendini daha da gelistirmesi, ogrendiklerini devamli pekistiriyor olmasi vs… Bunlar hep benzerlik gosterdigi yerler. Ama beni en cok sasirtan konulardan birisi asiri ogrenme benzerligi olmustu. Oglum el sallamayi ogreniyordu. Bir baba icin cok kivanc verici bir basari. Bu kadar bir basari, size cocugunuzun dahi oldugunu dusundurmeye yeter. Bir sure sonra oglumun, parkin onunden gecerken “Kayu salincaga” el salladigini farkettim. Bu anormal geldi. Baska nesnelere yapmiyordu bunu. Sadece buyuk kayu ‘ya yapiyordu. Bir sure daha izledim. O zaman -sagolsun- annem bakiyordu Mehmet ‘e. Allah onlari basimizdan eksik etmesin. Amin. Hergun paktan ayrilirken annem “bay bay kayu”, “bay bay kayu” diye el sallayarak getiriyormus. Yapay zeka gelistiricilerinin egitim verisi dedigi bu ogrenme metasinda o kadar cok bu kayu ‘ya el sallama ornegi vardi ki cocuk el sallama konusunda bunu asiri ogrenmisti. Bunun dogru oldugunu dusunuyordu. Mudahale etmedim. Sonra da gordum ki gercek hayattan ogrenme verisi icerisine giren dogru el sallama ornekleri arttikca bu asiri ogrenmesi torpulendi gitti.

Bugun gorup sasirdigimiz hemen her yapay zeka uygulamasi buna yakin maktiklarda isliyor. Her ne kadar bagdastirmasi zor olsa da. Bir ekran karti firmasinin paintte yaptiginiz cizimleri gercek manzara fotograflarina donusturen uygulamasindan, sadece bir kac fotografinizi kullanarak sizin sahte konusma videonuzu ureten -asiri tehlikeli- uygulamaya kadar. Otonom araclar, insansi robotlar bla bla bla… ve dahasi dahasi.

Peki ne olacak? Nereye kadar gidecek? Mesela bu video uretme konusunda yapilanlar birlestirilince guvenlik kamerasi videosuna nasil guvenecegiz. Istedigimiz her senaryoda video uretemez miyiz? Yada asiri kabiliyetli robotlar benim imzamin aynisni atamaz mi? Kriminal olarak incelemede bile tespit edilemeyecek cinsten. Evet teknoloji belki bunlar icin de onlemler uretecektir. Ne kadar civata varsa o kadar somun var. Ama su soru geliyor cogumuzun aklina: Boston dynamics mutfakta bize patates kizartsin diye mi gelistiriyor bu robotlari? Yada tamam amac baska diyelim; ulkeler sivillerin zarar gormedigi robot savaslari mi yapacaklar imkanlar musait olsa.

Herseyde oldugu gibi biz yapay zeka konusunda da gec kalmistik sanirim biraz. Futurist idareler kendi arasinda yapay zekanin etkileri ve kendi toplumlari icin negatif etkilerin minimalize edilmesi hakkinda calistaylar duzenlerken; biz birbirimize yapay zeka metodlarini biliyoruz diye artislikler yapiyor, panellerde konusma firsati buldukca da icin icin ozguven patlamalari yasiyorduk. Hep yapiyoruz bunu. Ayni ilerici devletler bir teknoloji buluyor, biz bu teknolojiyi kullanabilmekle ovunuyoruz. En gelismis sirketlerimizin bile cogu zaman vizyonu buradan ileriye gecemiyor. Tabiki birileri de bunun uygulayicisi olacak bu kabul. Ama icimizden az sayida birileri cikmaliydi trendleri surukleyen, yol veren. Peki ciksaydi, calissin diye önü acilirmiydi? Bu da ayri bir muamma.

Buraya kadar yazdiktan sonra kendi kendime dedim ki: sevgili Ömer neden tam yazinin akiciligi kazandigi bu noktada, devamini ikinci yazida yazacagim diyip okuyucuyu meraklandirmiyorsun. Evet serinin birinci yazisi buraya kadar. Buraya kadar okumus sevgi pitirciklari, artik siz de hemen medium.com u yada kisisel blogunuzu acip bir yapay zeka nedir yazisi yazabilirsiniz. Yeteri kadar egitim aldiniz. Haydi goreyim sizi. Serinin ikinci yazisinda da global ekonomi ve ulkeler icin yapay zekanin etkilerinden bahsedecegim. Ikinci yaziyi okuyan arkadaslar da ayni bir uzman gibi udemy de video yayinlayabilecekler. Son olarak da size 3. yazi hakkinda soz verip o yaziyi hic yazmayacagim. Seri yarim kalacak. Sanirim kaide bu. Seviyorum sizleri. Bol bilgili gunler…